Adalet Ağaoğlu yakın dönem Türk romanının önde gelen temsilcilerinden. Ve yine yakın zamanda bitirdiğim Romantik Bir Viyana Yazı da onun önde gelen romanlarından.
Okumak için geç kaldıklarımdan dediğim bir kitap oldu. Zira hem tarihe yaklaşım şekli, hem de eğip bükmeden “Kamil Hoca” nın iç dünyasına bizi ortak etmesi kitabın bende bıraktığı güzel etkilerden. Postmodern yazıt deyince insan ıkınılan değil de bu şekilde derdi olan ve derdini rahatça anlatabilen bir metin istiyor elbette.
Romanın ilk yayınlanma tarihi 1993. Ana karakterler Kamil Öğretmen ve taşradan öğrencisi Dr. Asaf’tır. İkincil karakter ve hikayeyi anlatan kişi ise yazardır. Yazarın Londra Hyde Park’ta görünmesiyle roman başlar. Bu kısım bilinç akışı tekniği örneğiyle Barok merkezli başlamaktadır. Ki bu Barok da Viyana konusuna yaklaşmak için zihinsel olarak hazırlar. Zira yazar hem Barok’un hem de Kamil Hoca’nın peşindedir. O sırada Viyana’ya gitme fırsatı vardır ve bunu kaçırmaz. Viyana’da kendisi gibi Kamil Hoca’nın öğrencisi olan Dr. Asaf ile karşılaşır ve Asaf ona Kamil’e ulaşamadığını söyler. Buradan Hoca’yı bulmak için ortak bir irade çıkar ve tarih hocalarının nerde olduğu konusunda fikir verebilir düşüncesiyle yazar Dr. Asaf’tan Kamil Hoca’ya ait notları alır ve iki gün sonra tekrar durum değerlendirmek için sözleşirler.
Kamil Hoca ise Anadolu’da yıllarca öğretmenlik yapmış, oradan oraya yeri değiştirilmiş bir öğretmendir. Kimi zaman eğitim materyallerinin yokluğundan şikayet etmiş, kimi zaman öğrencilerine şehirlerini tanıtmaya çalışmış, kimi zaman da şehir kütüphanesi ile ilgilenmiştir. Muhtelif illerde geçen uzun yıllara dair aklında birkaç öğrenci ve Nesrin Öğretmen iz bırakmıştır. Bu Anadolu günlerinde sık sık dile getirdiği Viyana merakının ardından emekli olduktan sonra buraları görmek için yurt dışına çıkar. Burada Asaf ile karşılaşıp onunla kalmaya başlar. Daha sonra yine hocanın öğrencilerinden Yunus sahneye gelir fakat Hoca’nın onunla ilişkisi pek düzgün gitmez. Sonunda Yunus’u öldürerek ortadan kaybolur.
Yazar ise Asaf ile buluşmaya gitmez; Kamil Hoca’nın notlarından ve Asaf’ın anlattıklarından derleyip toparladıklarını Asaf’a bırakarak kendi izini kaybettirir. Başlık ise “Romantik Bir Viyana Yazı”dır.
Olay örgüsü bu şekilde olan romanın anlatısı çift katman şeklinde. Hem bu yüzden hem de bilinç akışı tekniği kullanıldığı için okurken dikkat gerektiren postmodern romanlardan biri. Fakat bu dikkat okurken alınan lezzeti daha da arttırıyor. Tarih ironileri ile, Kamil Hoca’nın derslerdeki şikayetlenmeleri ile, Avrupa’nın ortasında kendini bulmaya çalışan 20. Yüzyıl son çeyreği aydınları ile benim beğendiğim ve yeniden okunabilecek romanlar arasına koyabileceğim bir kitap oldu.
Kalemiye.com kurucusu, Gaziantepli, bir kamu kurumunda memur ve 2012’den beri blog yazarı.