Yağmurla Yağanlar

Kasım sonu artık. Bütün memleket yağmuru, mümkünse gelecek ay kar yağmasını bekliyoruz. Tam da insana dair bir umutla.Yağmur şu an İstanbul’a teşrif etti. İlk mesaisi, ağaç üstünde direnen sarı yaprakları dökmek. Biraz kaldırım yıkamak ve sonra çalışmayan belediyelerin yol çukurlarını doldurmak. Camlara dokunması, çatı ya da tenteleri yumruklaması da bizim gibilere mesaj daha çok. Yağmurla … Devamını oku

“Kalabalıkta İnsan Olmak: Bizi Bir Arada Tutan Ne?

Çıkıyorum dışarıya. İster arabayla, ister toplu taşımayla, ister yürüyerek… Çevremde yüzlerce, binlerce insan. Hani hepsini tanımayı bırak; yalnızca yüzlerini bile hatırlama özelliğimiz olsa, zihnimiz iflas ederdi. Her gün, her an bu kadar kalabalığın içindeyiz. Ama sonra bir an geliyor, kendimi düşünürken yakalıyorum. Her birinin kendi dünyası, kendi hayalleri, kendi kaygıları var. Herkes kendi hikâyesinde başrol. … Devamını oku

Ertelediğimiz Kendimiz Değil mi?

İnsana dair ne çok alışkanlık var değil mi? Erteleme de bunlardan biri. Hatta adeta beraber yaşadığımız ve en çok boyun eğdiğimiz alışkanlıklardan. “Dur birazdan yaparız”, “hallederiz ya”, “acelesi yok” kalıplarının dilimize pelesenk olması onun sayesinde. Çok güçlü, çoğunluğumuza etki edebiliyor, dediğini yaptırıyor, hayal ettiğimiz şeye ket vurup öteliyor. Herkese olur mu bilmem de, ben üşenmeyen … Devamını oku

Çocuksuz Mersedes

Çocukları olmamıştı. Birbirini severek evlenen çiftlerin hayatı daha da anlamlı kılacak çocuk beklentisi onlarda da yıllarca sürmüş; fakat başa gelebilecek en ağır imtihanlardan biriyle karşı karşıya kalmışlardı. Öğretmen okulunda tanışmışlar, on iki eylül sonrası biraz korkmuş, biraz sinmiş üniversite ortamında pek samimi olamamışlardı. İkisi de şark hizmetini Silvan’da yaparken yalnızlığın zorunlu yakınlaşmasının, birbirine destek olmanın … Devamını oku